25 Kasım 2012 Pazar

Moda'ya Tavrınızı Koyun ! (TMY)

Artık bu sektörle ilgilenen herkes modanın gerekse sözlük anlamında gerekse realitel anlamda değişim,değişiklik,yenilik kavramlarıyla içli dışlı olduğunu bilir.E malum ''Değişmeyen tek şey ise değişimdir.'' Peki bunca değişim furyası içinde kendi duruşumuzu,kendi çizgimizi çizmek ne kadar kolay? Bence oldukça zor.Önce insan kendini tanımalı hatta fikrimce bedeninden önce ruhunu kişiliğini tanımalı ve o kişiliğinin tavrını takınmalı.Modanın sonu olmadığını düşünenlerdenim bitmek bilmeyen bir haz,istek,değişim ve yenilik...Peki insan bu kadar hızlı gelişen bir olaya nasıl yetisebilir? Hayır hayır asıl soru ne kadar yetişebilir? Çoğu bayan,genç kız  bir çok blog formspring ya da soru sorabileceği herhangi bir platformda aynısoruyu soruyor ''ben kendi tarzımı nasıl yaratıcam-kendi stilimi nasıl bulucam-ne tarz giyinicem''.Ama asıl bilmedikleri ve çoğu kez aldıkları klasik cevap: kendine zamanla bir stil bulucaksın ve tarzın oturucak!Biraz öncede söylediğim gibi önce kişilik bence kişi kendini tanımalı daha sonra kendine göre bi stil tablosu oluşturmalı. Her insan farklıdır kimisi renkli bir kişiliğe sahiptir kimi daha durgun bir başkası ise bambaşka o nedenle kişilik önemli! Daha sonra bu stil tablosundaki unsurları bedeni el verdiğince elekten geçirmeli.Dezavantajlarıyla ve avantajlarıyla kendini fiziğini eleştirmeli ve çıkan sonuçla kendine bir tarz belirlemeli bence.Açıkçası ben bi tarzım olmalı diyerek mağzaları dolaşıp etiket fiyatlarına göre parçaları ayırıp moda çorbası yapanlardan değilim.Sadece bi gün geldi ve internette blog okurken bir blogger gördüm kloş etekler,kemerler,dolgu topuklar o bendim sanki ya da ruh ikizim :) Anlıycağınız bi mağzaya girersiniz ,onca şeyin içinden onu seçip giyersiniz ve o üzerinizdeyken sanki sizi,kişiliğinizin somut bir haliymişçesine, insanlara haykırırdığını hissedersiniz işte o his sizin çizginiz , stiliniz ve onunla aynaya baktığınız an ki duruşunuzsa modaya olan tavrınız bence... 

(türkiyemodayazarları.blogspot.com da yazdığım eski bir makalem)